İZZET BAYSAL ANISINA

 

                             ANATOLİAN TİGERS MC’LER BOLU YOLUNDA

 

 

Anatolian Tigers MC olarak ilkini geçen yıl Sayın İzzet Baysal anısına gerçekleştirdiğimiz gezinin ikincisini 08–09 Temmuz 2006 tarihinde yaklaşık 35 makine, 3 otomobil ve 80 kadar katılımcı ile gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

 

08–07–06 Cumartesi sabahı Anatolian Tigers MC’nin aynı zamanda lokal binası olan KEMANCI barının önünde, sabahın ilk ışıklarıyla toplanmaya başlayan üyelerimiz ve misafirlerimizle beraber, Başkanımızın Acıbadem dört yol ağzındaki ANADOLU DÜRÜM evine vardığımızda saatlerimiz 07:00’ı gösteriyordu.

   Bu gezimizde yer almak için Yunanistanlı motorcu arkadaşlarımızın da gelmesiyle gidilecek güzergâh ile ilgili, sürüş kural ve işaretlerini içeren, sürüş planı hakkında hatırlatıcı bir bilgilendirme toplantısının ardından otobandaki ilk benzinciye doğru 40 makine, 3 otomobil yola çıktık.

 

Benzincide tüm katılımcılar FULL DEPO yaparak yola koyulduk. Saatler 08:45’i göstermekteydi. Otoban boyunca ikili kol formasyonu’nda ve ortalama 110 km ile orta şerit de yaklaşık 1,5 km uzunluğunda bir grup sürüşünü gerçekleştirdik. İkinci benzin molası için İzmit yakınlarında 30dakikalıkk bir mola verdik. Bolu dağının kıvrılan virajlarını da aşarak, İl merkezine girmeden önce benzin ikmali ve bizleri bu iki günlük gezi boyunca hiç yalnız bırakmayacak olan Emniyet görevlileri, Ambulans ve Basın görevlileri ile buluşmak üzere benzincide durduğumuzda saatlerimiz 11:00’i göstermekteydi. Bu arada Türkiye’de bir Kızılderili görmenin şaşkınlığını da burada yaşadık.

      Bolu il sınırları içerisinde bizlere eşlik edecek olan Emniyet görevlileri ile son bir değerlendirme yaptıktan sonra,  40 makine ile Bolu İl merkezinde bulunan İzzet Baysal anıtına doğru hareket ettik. Anıtın bulunduğu meydanda bizi karşılayan Belediye Başkanı Sayın Alaadin Yılmaz Beyin de hazır bulunduğu törende; Bolu başta olmak üzere ülkemize büyük hizmetlerde bulunmuş olan Sayın İzzet Baysal anıtı önüne bıraktığımız karanfillerle bir anma töreni gerçekleştirdik

Bolu’ya sadece 13.km uzaklıkta olan ve Türkiye’nin belki de en çok tanınan, beğenilen suni gölü GÖLCÜK’e hem öğle yemeklerimizi yemek, hem de bu eşsiz manzaranın tadını çıkarmak üzere hareket ettik...

Resimlerde de göreceğiniz gibi, bu göl ve çevresi her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip. Çok leziz yemekler yiyebileceğiniz bir işletme olan Bolu Gölcük Tesisleri de burada hizmet vermekte. Sizlere özellikle Kaşarlı Alabalık ve Orman kebabının tadına bakmanızı tavsiye ederiz...

Gölcükte yemeklerimizi yemeye başlamadan önce Antolian Tigers MC’nin Eskişehir ve Uşak Chapterları bizlere katıldılar. Son katılımlarla birlikte sayımız 45 makine ve 98 katılımcıya çıkmış oldu.

 

Gölcük’ten Göynüğe hareket etmek üzereyken grubun Tail Gunner’lığını yapan namı diğer MİNİK’in makinesi Hayabusa arıza yaptı. Grubu bekletmemek için Minik, mekaniklerimiz Asım ve grupta Securitiy/Yancı olan Bahadır’ı Gölcük’ten aşağıya salıverdik… Hayabusa herhalde hiç bu kadar sesiz ve derinden gitmemiştir…

Bolu girişindeki ilk benzincide, yani yokuşun sonunda bizi bekliyorlardı; ancak makinedeki arıza giderilemeyince grup olarak bu noktada benzinlerimizi FULL yaparak Minik-Asım, Bahadır ve Çamuru arızanın giderilmesini sağlamak amacı ile bu noktada bıraktık. —Biz bazı kulüpler gibi yarı yolda kalan kardeşlerimizi geçici olarak bile, asla yalnız bırakmayız.— Göynüğe doğru hareket ettik. Minik ve onunla kalan arkadaşlarımız problemin çözülmesinden sonra Göynük’teki buluşma noktamızda bizlere katılacaklar...

Gölcük-Göynük yolunun tamamı bir gidiş bir geliş şeklinde dar bir yol. Bu yolun ilk 10’cu kilometresinde Pamukkale Travertenlerinin küçük bir kopyası olan “AKAYA Travertenleri” -yolun sol tarafında- bulunmakta… Yolun Göynük sapağına kadar olan bölümü kısmen düzgün bir asfalt yapıya sahip. Ancak Göynük sapağına girdikten sonra dikkatli olunması gerekiyor. Çok virajlı bir yol; ayrıca maalesef yolun satıhı stabil sürüşe pek elvermiyor. Anatolian Tigers MC olarak bu yol boyunca tekli sürüş formasyonu uyguladık. Ayrıca tüm motorcuların yol boyunca geniş manevra ve güvenlik mesafesi bırakarak gitmelerini sağladık. Yolun en kötü bölümü HACI AYAZ GEÇİDİ idi. 1080 metrede rampa aşağı inerken KARAYOLLARI MÜDÜRLÜĞÜ yapacağını yapmış. Sanırım dünyada bir tek bizim ülkemizde uygulanan ve ERİYEN ASFALTLAR için bulunan tek çözüm olan ASFALTA KUM DÖKME işlemini başarıyla gerçekleştirmişler. Bu koşullardaki dik inişi sadece 20 km/s gibi bir hızla yapıyor olmamıza rağmen; Yunanlı misafirlerimizden birinin makinesini kaydırmasına ve düşmesine engel olamadık. KARAYOLLARI MÜDÜRLÜĞÜNÜ TEBRİK EDERİZ, ÜLKEMİZİN TANITIMINA ÇOK ÖNEMLİ KATKILAR YAPIYORSUNUZ…

 

Grup sonundaki Tail Gunner ve Security olaya hemen müdahale ettiler; diğer Security  Road Captain’a ulaşarak grubun uygun bir noktada durması ve tekrar toparlanması gerektiğini iletti. Bu olayın sevindirici olan tek yanı Yunanlı misafirimizde ve makinesinde hiç bir önemli hasar ya da yaralanma olmamasıydı. Tabii unutmamak gereken bir nokta da bu etkinliğimiz boyunca, Bolu valiliğinin bize eskortluk etmesi  için  tahsis ettiği tam teşekküllü  bir ambulansının grubumuzun sonunda geliyor olmasıydı.Tüm içtenliğimizle tekrar teşekkür ederiz.

Göynüğe yaklaşırken, yolumuz üzerinde olan bir köprüden, dereye uçan ve daha sonra öğrendiğimize göre biri ağır olmak üzere üç yaralısı bulunan bir trafik kazasına rastladık. Bize eskortluk eden ambulansımızın olaya hemen müdahalesi, yaralıların belki de hayatlarının kurtulmasında önemli bir rol üstlenmiştir. Gönlümüzden geçen tabi ki bu tür kazaların hiç olmaması...

 

Göynük’e yaklaşık 8 km mesafede olan ve konaklamayı yapacağımız DOĞA OTEL’e geldiğimizde bizi oyun havalarıyla karşılayan otel görevlileri hoş ve güzel bir sürpriz oldu... Makinelerden indiğimizde gün içerisinde yaklaşık 370 km yol yapmış bulunmaktaydık.

Hep beraber DOĞA OTEL’in bizim için hazırlamış olduğu Tavşan Kanı çaylarımızı içip üstümüzdeki yorgunluğu atmaya çalıştık. Yavaş yavaş oteldeki odalarımıza yerleşmeye başladık, ama daha gün bitmemişti saatlerimiz 19:00’u gösterirken tekrar makinelerimizi ateşledik. Bu kez önce Göynük’e gidilecekti. Burada verdiğimiz kısa moladan sonra akşam yemeğimizi yemek için DOĞA OTEL’in bizlere özel olarak ÇUBUKLU gölünde hazırladığı barbekünün tadını çıkarmak üzere yola koyulduk.

Otelle Çubuklu gölü arası yaklaşık 8 kilometrelik bir asfalt yol. Çubuklu gölünün hemen kıyısında bulunan DOĞA OTEL’in buradaki işletmesinde muhteşem bir akşam üzeri manzarası ve harika yemekler bizi bekliyordu. Tabii burada bizi bekleyen bir grup daha vardı. Gölcükte arıza yapan Minik ve onunla birlikte yardım için kalan barbekünün ve manzaranın karşısındaki yerlerini almışlardı bile. Miniği tekrar gülerken görmek güzeldi doğrusu. Burada en önemli pay grubumuzun mekanikeri olan ASIM’a ait. Makinedeki arızaya sebep olan o küçük ama makinenin çalışmasını engelleyecek kadar büyük önemi olan parçayı tespit edip yenisini temin ederek makineyi çalışır hale getirmeyi başarmıştı. Tekrar teşekkürler Asım...

Çubuklu gölü’nün manzarası ve dolunayın yel değirmenlerine vuran gölgesi… Bolu dağının eteklerindeki bu güzel atmosfere bulutların ve canlı müziğin de eşlik etmesi ile muhteşem bir gece geçirdik.

Buradan otele döndüğümüzde saatler 23:00’u gösteriyordu, ama eğlenmeye otelde de devam ederek sabah 03:00’e kadar beraberliğimizin ve gecenin tadını çıkarttık.

Sabah 08:00-10:00 arası DOĞA OTEL’in bizler için hazırladığı sabah kahvaltısı vardı. Göynük’e hareket ettiğimizde saatlerimiz 11:30’u göstermekteydi.Tabii otel personelinin  bizi yine karşıladıkları gibi oyun havalarıyla uğurladıklarını belirtmeliyiz..

   

         Göynük’te benzin ikmali ve Akşemsettin türbesini ziyaret ettikten sonra, MUDURNU’ya hareket edecekken ‘Bursa Chopper Club’ 15 kadar makine ile bizlere katılmak üzere Göynük’e geldi. Onlar çaylarını yudumlarken biz MUDURNU ya doğru önde  Jandarma arkada Ambulans ile gaz açtık.Tam geceyi konakladığımız “DOĞA otel”in yanından geçerken bizi hoş bir sürpriz bekliyordu… Otelin personeli ve yetkilileri yola çıkarak bizi oyun havaları ile tıpkı karşıladıkları şekilde tekrar uğurladılar. Doğrusu çok şaşırmış, ama bir o kadar da bu durumdan hoşlanmıştık. İçtenlikleri için DOĞA OTEL ve çalışanlarına teşekkürler.

         Yolun Mudurnu’ya bağlantı noktasına kadar olan virajlı kısmını 40 km gibi bir ortalama hızla tekli formasyon düzeninde geçtik. Mudurnu’ya yaklaştıkça yol kalitesi düzeldi ve şerit sayısı ikiye çıkarak ikili kol düzeninde gitmemize olanak sağladı. Mudurnu merkezde ‘Bursa Chapper Club’ üyelerini beklemek üzere bir çay molası verdik. Kısa süre sonra hep birlikte Mudurnu’nun tarihi binaları ve Mudurnu hakkında bizlere özel olarak yardımcı olan gönüllü rehberimiz “Ümit” ile bir Mudurnu turunu yürüyerek, yarım saat içerisinde gerçekleştirdik. Artık iyice acıkmış olmamızın etkisiyle bize özel olarak hazırlanmış Yarışkaşı Konağı’nın Bahçesine doğru makinelerimizi sürdük. Burada bizleri muhteşem bir şekilde hazırlanmış masalar ve yemekler bekliyordu, daha sonra Mudurnu Belediye Başkanı da bizlere katıldı.

Dönüş için hareket ettiğimizde saatlerimiz 16:30’u gösteriyordu. Dönüş rotamız olan “MUDURNU-AKYAZI” yolunu 6 sene önce yapmış olduğum için, bu yolun ne kadar zorlu ve tehlikeli bir yol olduğunun altını çizerek, son taktikleri verirken, “umarım bir terslik çıkmaz ve kazasız belasız burayı geçeriz,” diye düşünmeden yapamadım. Benzinlerimizi son kez Mudurnu çıkışındaki benzincide Full’ledik. Yol düzeni için, grubun yol dizilişini kontrol ettikten sonra, 80 kilometrelik bu zorlu dönüş yoluna çıktık. Saatlerimiz 17:00’yi göstermekteydi.

Yola çıktıktan bir süre sonra ikili kol düzenine geçtik ve neredeyse yolun çoğunu bu formasyonda tamamlayarak bitirmemiz gerekti. Neden mi? Karayolları Müdürlüğü bu kez bizi  -özellikle de beni- çok şaşırtarak başarılı bir çalışma gerçekleştirmiş. Tek kelimeyle muhteşem bir yol yapmayı başarmış! Yol iki şeritli ve satıhı oldukca düzgün. Bazı noktalarda asfalt erimesine rastlamamıza rağmen genel anlamda kaliteli bir yol. Trafik neredeyse yok; ayrıca tarifi imkânsız bir manzara sizi 80 km boyunca hiç yalnız bırakmıyor. Sert virajları olan bu yolda zaman zaman tekli formasyona geçtik. İkili kol düzenini koruyarak rahatlıkla gidilebilecek bir yapıya sahip olduğunu da belirtmeliyim.

Bu yol boyunca bizleri yalnız bırakmayan Jandarma eskortumuz otoban bağlantısında yerini Polis Eskortuna bıraktı. Aslında bu, gezinin sonlarına yaklaştığımızın bir işaretiydi. Otoban gişelerinde  ‘Bursa Chopper Club’ Başkanının makinesinin arıza vermesi üzerine ve Anatolian Tigers MC başkanımızın da arızanın tespiti ve yardım etmek amacıyla yanında kalmasından dolayı kısa bir mola verdik. Daha sonra Başkanımızdan gelen bilgi üzerine otobandaki ilk benzincide buluşmak üzere tekrar yola çıktık. Artık İstanbul otobanındaydık ve hızımız 110- 120 km’yi göstermekteydi. İlk benzinciye girdikten yarım saat sonra ‘Bursa Chopper Club’ Başkanı ve Anatolian Tigers MC Başkanı birlikte gelerek bizlere katıldılar. Ancak ‘Bursa Chopper Club’ Başkanının makinesi tekrar arıza verdiği için bu noktada onlardan ayrıldık.

Otoban sürüşünde İKİLİ KOL düzenini koruyarak ve orta şeritten ilerleyerek İstanbul gişelerine geldik. Saatlerimiz 20:45’i göstermekteydi. Burada son molamız ve ardından tüm üyelerimiz ve misafirimizle vedalaşarak yorgun ama tebessümle yollarımıza ayrı ayrı devam ettik.


 

 

BOLU BÖLGESİ İÇİN TAVSİYELERİMİZ

 

 

NERELERE GİDİLİR:

 

Yedigöller: Muhteşem bir doğa sizi bekliyor olacak; bu göllerin bazılarında 15 Nisan–15 Eylül arası -küçük bir ücret karşılığı-  balık avlayabilirsiniz. Yedigöller’de az sayıda ağaç ev bulunmasına rağmen önceden rezervasyon yaptırabilir, bu eşsiz manzarada çadır kurarak kamp yapabilirsiniz. Fotoğraf makinenizi yanınızdan hiç ayırmayın deriz. Öte yandan bölgede lokanta vb. tesisler bulunmadığından yiyecek ve kamp malzemelerinizi yanınızda getirmeniz gerekmekte.

 

Abant Gölü: Bolu’ya 23 km mesafede eşsiz bir manzarası olan Abant çevresindeki otelde kalabilir ya da çadırınızla kamp kurabilirsiniz. Göl etrafında bisiklet, atla gezinti ya da yürüyüş yapabilirsiniz. Abant gölüne sadece bir kaç km mesafedeki yaylalara çıkabilirsiniz. Yüzme şansınızda olabilir.(Ben eskiden bu gölde yüzerdim)

 

Gölcük: Bolu’dan sadece 13. km uzaklıkta olan bu göl adına yakışır şekilde çok güzel bir Gölcük. Etrafı gür köknar ağaçları ile çevrili olan bu göl, aslında bir derenin önüne bent yapılmasıyla oluşmuş bir suni göl. Buna karşın etrafındaki yürüyüş ve piknik alanı ile ve muhteşem manzarası sayesinde sizleri büyüleyecek kadar güzel bir göl. Gölcük kendini esas geceleri göstermekte. Bu güzelliği yaşamak için Gölcük’te kamp yapmalısınız. Tabi ki sizi burada, orada olduklarını dahi unuttuğunuz yıldızlarla dolu bir gökyüzü bekliyor olacak. Ayrıca bu gölde de izinle balık tutmanız mümkün.

 

Çubuklu Gölü: Göynükten yaklaşık 12 km mesafede olan bu göl sizi hem manzarasıyla hem de karşı kıyısında bulunan 5 adet yel değirmeni ile adeta şaşkına çevirecek. Bu gölün ve manzaranın tadını iyice çıkarmak ve güzelim göynük yemeklerinin de tadına bakmak için doğru adrestesiniz demektir; hemen gölün yanında bulunan tesis hizmetinizde. Çubuklu gölünde şansınız varsa balık tutmanız da mümkün. Gölün çevresinde ayrıca kamp da kurabilirsiniz. Çubuklu gölünden Dokurcunlara doğru devam ederseniz Sülüklü Gölünün muhteşem manzarası bu yolculuğunuzu taçlandıracaktır.

 

Sünnet Gölü: Göynük–Mudurnu yolunun 26.km’sinden ayrılan yaklaşık 5 km’lik virajlı bir yol sonunda Sünnet gölü sizi karşılamaktadır. Gölün etrafındaki toprak yolu izleyerek gölün karşı kıyısına ulaşabilir, gölün kenarında kurulu olan Otelde geceyi geçirebilir ve güzel yemeklerin tadına Sünnet gölünün manzarasının eşliğinde bakabilirsiniz.

 

Kara göl: Beypazarı yolu üzerindeki bu göl; Kıbrıscık’a yaklaşık 25 km. mesafede. Göl yaklaşık bir hektar büyüklüğünde olup etrafında bulunan orman evleri bütün yıl kiralana bilmektedir. Biz yine de kamp yapmanızı tavsiye ederiz. Gölde ücret karşılığı balık tutabilirsiniz.

 

Sülüklü Göl: Dokurcunlar’dan toprak bir yol ile gidilebilen bu göle en rahat Enduro motorlar ile ulaşılabilmekte. Öte yandan yağmurlu bir günde bu toprak yolu ana yola bağlayan ve bir kalastan oluşan köprüyü ben daha önce 750 Shadow’umla geçerek bu göle ulaştığımı belirtmek isterim; ama kendine ve makinesine güvenmeyen ya da makinesine ve kendisine acıyanlar varsa denemesinler derim. Bir Enduro ile  ya da Tracking yaparak bu nefis göle ulaşabilir, adeta küçük bir kumsalı andıran gölün kenarında gece kamp yapabilirsiniz. Burada bir konunun altını çizmek istiyorum; Bu doğa harikası göl ki, Türkiye’de yüksek irtifa Scuba dalışı yapılan ender göllerden biridir, eskiden sürekli olarak bulunan orman görevlilerinin geri çekilmesi sonucu adeta kaderine terk edilmiştir. Gerek güzelim doğası, gerekse gölün içi sürekli bu bölgeye gelen tracking turları ya da bireysel turlardaki bilinçsiz ve duyarsız kişiler sebebiyle hızla kirlenmektedir. Fırsatınız ve zamanınız varsa burası iyice elden çıkmadan gidip görün.

Göynük: Göynükte sizi bekleyen yöresel evleri gördüğünüzde Safranbolu evleriyle ne kadar benzediklerini fark ederek şaşıracaksınız. Göynüğün içinden geçen bir dere bulunmakta. Bu derenin etrafındaki yerleşim alanlarını gezerken kendinizi zaman makinesindeymiş gibi hissedeceksiniz. Göynükte görmeniz gereken en önemli yerlerin başını, dünyadaki ilk özgürlük anıtı olan saat kulesi çekiyor. Ayrıca Gazi Süleyman Paşa caminin içinde yer alan ve Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan Akşemsettin’in Türbesini ziyaret edebilir, akşam ise Akşemsettin Konağında güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Göynük ve çevresi özellikle İstanbul’a olan yakınlığı ile hafta sonu kaçamakları için biçilmiş bir kaftandır diyebiliriz.

 

Mudurnu: Mudurnu’da eski evleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken bir yer. Özellikle Rum, Osmanlı ve Ermeni ustalarının yapmış oldukları sanat eseri sayılacak evlerini ve hatta üç ayrı kültürü aynı evlerde harmanlanmış olarak görmeniz de mümkün... Günümüzde Yarışkaşı Konağı; Hacı Abdullahlar Konağı ve Keyvanlar Konağı otel ve restaurant olarak hizmet vermektedirler. İç tasarımları ile konuklarını zamanda yolculuğa çıkaran bu konakları mutlaka gezmelisiniz. Ayrıca İlçe merkezinde yer alan Yıldırım Beyazıt Camii 1382 yılında inşaa edilmiş. Bu camiinin en önemli özeliklerinden biri caminin içersinden nerede olursanız olun konuştuklarınızın çok net olarak duyulabilmesi. Ayrıca - ki biz buna çok şaşırdık- camii yapıldığı sırada yerleşim yerleri de dâhil olmak üzere kaplıcalardan gelen sıcak sularla merkezi ısıtma sistemi kurulmuş. Bundan yaklaşık 25 sene önce yapılan sözde yenileme çalışması sonucunda 1382’den beri çalışmakta olan sistem kullanılamayacak şekilde bozulmuştur...

 

Kaplıcaları ile Bolu: Bolu deyince akla ilk gelenlerden biri de meşhur kaplıcaları olmalı. Bunlar içerisinde ilk aklımıza gelen Karacasu beldesidir. Bu belde kaplıcaları ile adeta nam salmış durumda. Karacasu’da Termal Otel – Büyük ve Küçük Kaplıca özel tesisleri ile Sağlık bakanlığına bağlı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır. Ayrıca Mudurnu ve Göynük’te kaplıcaları ve hamamlarıyla meşhur diğer dikkat çeken yerlerdir.

 

İşte Size Yeni Ankara Rotası:

 

Eğer Ankara’ya otoban’dan gitmek istemiyorsanız işte size süper bir rota önerimiz. Otaban’dan Akyazı Tabelası ile çıktığınızda inanılmayacak kadar güzel bir yolun sizi karşılaması ile şaşkına döneceksiniz. Mudurnu’ya kadar giden bu yol muhteşem bir nehir manzarası, yol kalitesi, dağların eşişiz güzelliği ve trafiksiz yolu ile sizi adeta büyüleyecek. Yaklaşık 80 km’lik bu yolu özelikle Racing Makine sahiplerine, Yol Endurosu olan motorcu dostlarımıza şiddetle tavsiye ediyoruz. Chooper kullanan dostlarımıza ise rahatlıkla bu yol ile başlayan rüya sizi Ankara’ya kadar götürecek diyebiliriz. Mudurnu da bir mola vererek yukarıdaki yerleri gezebilir, ayrıca muhteşem yemekler yiyebilirsiniz. Mudurnu’dan sonra Nallıhan istikametine girebilirsiniz. Bolu’yu köy köy gezerken içinize o güzel ve temiz havayı çekerek Beypazarı’na ulaşırsınız. Beypazarı bir mola vermek için en ideal yer olacak. Buradan hediyelik eşyalar alabilir, havuç suyunun tadına bakabilirsiniz. ANKARA’ya geldiğinizde ise bu rüyadan hiç uyanmak istemeyeceksiniz ve sanırım bizlere bir teşekkür edeceksiniz .

 

TEŞEKKÜRLER

 

Sayın İzzet baysal Anısına ikincisini düzenlediğimiz bu organizasyonda bizlerden desteğini ve yardımlarını esirgemeyen Bolu Valisi SAYIN Ali Serindağ başta olmak üzere Bolu Belediye Başkanı Sayın Alaadin Yılmaz beye;Bolu İl Jandarma Komutanımız  Sayın Albay Bedri Dursun’a; Bolu Emniyet Müdürümüz Sayın Mehmet Yazıcıya; Bolu Basın Yayın ikinci başkanı Sayın Murat Yılmaz’a; Mudurnu Belediye Başkanı’na, bizleri Doğa Otelde konuk edip hizmette kusur etmeyen Doğa Otel Müdürü ve çalışanlarına; Mudurnu’da bize vaktini ayırarak rehberlik eden SayınÜmit Beye, Bolu Gezimiz için Yunanistan’dan gelip bizleri yalnız bırakmayan  Yunanlı Dostlarımıza ve tabii ki Bursa Chopper Club’a teşekkür ederiz...

 

Road Captain

Black Shadow %1.

Anatolian Tigers MC

blackshadow@anatoliantigers.org