GÖKYÜZÜ ESKİŞEHİR’DE
BİR BAŞKA GÜZEL
—Plânör: “Kule rapor ediyorum! Az önce
Uçan bir Kaplan gördüm!!!!”
—İnönü Kule: Kedidir o, kedi…
Anatolian Tigers MC olarak bundan yaklaşık 2 hafta önce yaptığımız Bolu gezisinde Eskişehir
Chapter’ımız daveti üzerine 12–13 Ağustos tarihlerinde İnönü’de buluşma kararı
almıştık. Tabii ki zamanı geldiğinde oradaydık ve muazzam bir hafta sonu
geçirdik. Türkiye Cumhuriyetine pek çok pilot, havacı ve paraşütçü yetiştiren
ve büyük hizmetlerde bulunan TÜRK HAVA
KURUMU İNÖNÜ TESİSLERİ ‘ne sonsuz teşekkür ederiz.
Tek kelimeyle
muhteşem bir ortamda, özgürce ve doyasıya, hem eğlendik hem de öğrendik. Bunun
yanında çok farklı ama bir o kadar da renkli kişiliklere sahip, havacılığa
gönül vermiş pek çok yeni arkadaş ve dost
kazandık.
Dileğimiz o ki bu
yazıyı okuduktan sonra biz motorcuların içinde olan özgürlük ruhunu gökyüzüne
taşıyabilmenizde bir kıvılcım olabilme şansını yakalayabilmek.
12 Ağustos
sabahı 07.45 de Yalova’ya Teker koyduğumuzda hepimiz yeni bir yol yapmanın
heyecanı içindeydik. Yalova–Bursa yolu istikametinde gaz açtık; aranızda
bilenleriniz varsa, bu yol çok sıkıcı ve stresli bir yoldur... Sabah
saatlerinde bu yolu geçerek ERİYEN ASFALTA yakalanmaktan da kurtulmuş olduk...
Bursa- Eskişehir arasında ise yeni yapılan ama sadece 60 km’lik bir bölümü
Otoban olan yola girdiğimizde, bu yol hiç bitmesin demeden edemedik, ama
yaklaşık 60 km
sonra ÇOK KESKİN bir viraj ile adı gibi Eski bir yola girdik, tabelada ESKİŞEHİR’İ,
altında ise 124 rakkamını gördük.
Bundan 3–5 sene
önce sanki birileri her yeri Duble yol yapacağız diye söylüyordu, ama herhalde yanlış hatırlıyor olmalıyız…
Saatlerimiz 11.00
gösterirken “Bozüyük” girişinde
Eskişehir Chapter’ımız bizi tam kadro bekliyordu. Yolun bundan sonraki bölümünü
Eskişehir Chapter’ımızın Yol Kaptanı
Dark Shadow önderliğinde yaptık. Öğle
yemeğimiz için, Eskişehir girişinde bulunan BP benzincisinin yanındaki, Sarar Köftecisinin
önüne makinelerimizi park ettik. Bizi burada, Eskişehir Chapter’ımızın yaptığı
hazırlıklar neticesinde polis eskortumuz ve bize ayrılmış masalarımız
bekliyordu. Yediğimiz çok lezzetli köfteler ve mola noktası, artık bu rotada
‘es’ geçilemeyecek bir konum kazanmış oldu.
Şehir içinden
geçen Porsuk çayı etrafında kısa ve güzel bir yürüyüş yaparak biraz olsun Eskişehir’i
yakından görmüş olduk.
Eskişehir’den İnönü
tesislerine kadar olan 50 km’lik yolu yaklaştıkça artan bir heyecanla almaya başladık.
Kısa bir sürüşten sonra İnönü tesislerinde makinelerimizi park ettik. Tesisin
içinde küçük bir keşif turu yaptıktan sonra tabii…
İlk işimiz İnönü
Tesislerinde bulunan kantinde, buz gibi içeceklerimizi yudumlamak oldu. Ardından
bizim için özel olarak ayrılmış koğuşlara eşyalarımızı yerleştirdik. Akşamı bu
koğuşlarda geçirecek olmamız da ayrı bir keyifti doğrusu. Özellikle askerlik
yaptıktan sonra ilk kez koğuşlarda kalacak olmamız, hepimizde askerlik anılarımızın
canlanmasına neden oldu. Bu arada Eskişehir
Chapter’ımız İnönü tesislerindeki yetkili arkadaşlarla görüşerek yapılacak
faaliyetler ile ilgili hazırlıklar için çalışmalarını başlatmıştı bile…
Hangi faaliyetler
var derseniz, hemen belirtelim. Dünyada dört havacılık dalını da bünyesinde
bulunduran ve tüm bu aktiviteleri aynı anda gerçekleştirebileceğiniz üç büyük
merkezden biri olan, THK İNÖNÜ TESİSLERİ’NDE Delta kanat, Mikrolayt, Planör ve Yamaç Paraşütü yapılmakta.
Bizler buraya
gelmeden önce hangi aktiviteye katılacağımızı belirlediğimiz için, karar vermekte
hiç zorlanmadık. Bu noktada bir konunun altını önemle çizmemiz gerekiyor; normal
şartlarda özellikle hafta sonları bu şekilde faaliyetlerde bulunulabilmek için THK
İNÖNÜ tesislerine en az bir hafta önceden haber verilmesi gerekmekte, çünkü
uçuş eğitmenleri hafta sonlarını evlerinde geçiriyorlar. Dolayısıyla bu hafta
sonu bizim için THK İNÖNÜ tesislerinde kalarak bu tarifi imkânsız hoş duyguları
yaşamasını sağladılar. Bizlerle gönülden ve içtenlikle ilgilenen tüm eğitimci arkadaşlarımıza
bir kez daha teşekkür ediyoruz.
Gelelim Maceraya; aslında bunu anlatmak çok zor. Dört
aktivitenin de hepsini denedik, ama büyük bir kısmımız Yamaç Paraşütünü ve
Delta Kanat’ı seçtik. Hepsinin keyfi bir başka, ama bence aralarında en
keyiflisi ve heyecanlısı Yamaç Paraşütüydü. Nedeni ise; Ben kendi adıma
belirtmeliyim ki, motorculukla çok ortak noktaları var. En önemlisi, rüzgârın
her esintisini son noktasına kadar hissediyorsunuz. Etrafınızda sizi sınırlayan
hiç bir fiziki engel yok, görüş açınız çok geniş ve buradan manzaranın tadını
çıkarmak müthiş bir keyif, tıpkı uzun yolda gün batımını izlemek gibi. Yamaç
Paraşütünüzle gün batımını izleyebilmek gibi bir ayrıcalığınız var. Tabiki diğer
aktiviteler de keyifli ve güzel, ama Yamaç Paraşütü çok özel. Her şeyden önce çok
hızlı değil ve bu sayede etrafı en küçük detayına kadar izleyebiliyor, o anı
çok daha uzun yaşayabiliyorsunuz.
Yalnız önemli bir detayı unutmayalım; biz bu faaliyetlerin
tamamını deneyimli pilotlar eşliğinde hayata geçirdik, ama inanın bu kanınızın
kaynamasına, damarlarınızın adrenalin’le dolmasına engel olamıyor. Tıpkı ilk
kez bir makinenin arka koltuğuna oturduğunuzda hissettiğiniz o an gibi,
içinizde hemen bir kıvılcım çakıyor ve yere iner inmez soru bombardımanına
başlıyorsunuz. Ben daha uçmadan başlamıştım…
— Biz de tek başımıza uçabilir miyiz?
Cevap hiç gecikmedi.
— EVET.
Yapmanız gereken tek bir şey var, Anatolian Tigers MC sitemizde bulunan linkler bölümünden, THK
internet sitesinden ya da bizzat bulunduğunuz şehirlerdeki THK başvuru
noktalarından gerekli katılım formlarını alabilirsiniz. Eğer aranan fiziki
şartlara sahipseniz gerekli evrakları tamamladığınız anda THK İNÖNÜ tesisleri
sizleri bekliyor olacaktır…
Ben size kendi “Yamaç Paraşütü” deneyimimden bahsetmek
istiyorum, eminim diğer kardeşlerimin duygularını da yansıtacaktır. Her şeyden
önce bana eşlik edecek olan Yamaç Paraşüt Pilotu Murat Binici ile ilk teması yerde kurduk. Kendisi son derece
deneyimli ve bizlere yardımcı olan diğer Pilotlar gibi THK İnönü tesislerinde Eğitmen
olarak görev yapmakta. Uçuş öncesi ilk olarak Malzeme Deposuna giderek, eğitmenlerimiz tarafından iyice süzüldükten
sonra, kilomuza ve boyumuza uygun olan Pilot arkadaşlar arasında pay
edildik. Burada öğrendik ki, çok kilolu iseniz işler biraz zorlaşıyor ve uçma
sansınız azalıyor. Sırasıyla özel botlarımızı giyip Kasklarımızı taktık.
-şansa bak ya!!!
Ardından İNÖNÜ tesislerinde Yamaç Paraşütçülerinin ve
Delta Kanatçılarının atlayışlarını yaptıkları 240 m. yüksekliğindeki ‘C’ tepesine çıktık. Buradaki manzara
yaşayacağımız heyecanın ve keyfin ilk işaretlerini önceden verir gibiydi.
İlk atlayışı centilmence Ece arkadaşımıza
yaptırdık: Önce Bayanlar. Baktık düşmüyorlar erkekliğe leke sürdürmeden paşa
paşa sıramızı beklemeye başladık... Şaka bir yana atlayışı yapanları izlemek bile
ayrı bir keyif ayrı bir heyecandı. Ben sonuncu olduğum için herkesi izleme ve
belgeleme şansım da oldu. Ve sonunda sıra bendeydi... Uçuş Pilotum Murat’ın
bana verdiği son bir bilgilendirme ardından uçuş için gerekli olan aparatların
takılmasıyla uçuş noktasında yerimiz aldık.
Benim uçuş esnasında yapmam gereken tek şey, atlayışa
başlarken Yamaç Paraşütü açıldığı ilk anda oluşan geri tepmeyi absorbe edip,
pilotuma destek olmak üzere tüm gücümle ileri doğru koşmak olacaktı ki; benden
önce atlayış yapan kardeşlerimin bazıları buna bile gerek olmadan havalandılar.
Eh biraz kısmet ve şans işi tabii...
Sevgili Pilotum Murat bana dönerek “Alp kardeşim bir de
ters rüzgâr da nasıl düşülür onun eğitimini vereyim, seneye geldiğinde bir
fikrin olur,” dedi. Yani bana kıyak
geçiyor anlayacağınız... Ne de olsa son kalkacak olan biziz... Kalkış ve
ardından müthiş keyifli bir düşüş denemesi; sonuç başarılı, hedeflediğimiz gibi
başarıyla düşüyoruz, ama tabii bütün
bunlar planlı programlı şeyler canım!...
Kısa bir an üstümüzdeki tozu toprağı temizliyoruz, ekipmanlara
bakıyoruz, her şey yolunda, sonunda kalkıyoruz... Tek kelimeyle harika bir duygu
ve gerçek bir özgürlük hissi olduğunu belirtmeliyim. Planör ve Mikrolayt’dan farklı
olarak yamaç paraşütünde uçmak için uçağa, planöre, dolayısıyla piste
ihtiyacınız yok ve Yamaç Paraşütü’nde saatlerce uçabilir ve şaşırtıcı mesafeler
gidebilirsiniz. Havada asılı kaldığımız bu dakikalarda tam da gün batmaya
başlamıştı. Saatlerimiz 20:35 civarıydı ve İnönü üzerinde, gün batımını izlemek
daha doğrusu gün batımının bir parçası olmak gibi bir şansım oldu. İşte zaten bu
koptuğunuz an oluyor. Bu sporu öğrenmek istiyorsunuz çünkü ne yazık ki sadece
bir kaç dakika sonra yere ineceğinizi ve isteseniz de yarın uçamayacağınızın
farkına o anda varıyorsunuz. Bu da tıpkı motora ilk kez binip aşık olmanız ama
indiğinizde sevgilinizin sizi terk etmesi gibi bir şey.
İnönü tesislerine iniş yapmamızla adeta güzel bir rüyayı
yarıda kesmiş gibi hissettiğimi belirtmeliyim... Teşekkürler Murat Binici.
Sonrasında Paraşütümüzü hocamla birlikte katlayıp içim
biraz buruk alandan ayrıldım. Diğer faaliyetlere katılan Anatolian Tigers MC üyelerinin de fikri de benimkiyle tamamen
aynıydı: Seneye buraya kesinlikle eğitim için gelinmeli ve İnönü tesislerinde
diğer motosiklet kulüp ve derneklerini içine alan daha büyük bir organizasyon yapılmalıydı.
İstanbul’a döner dönmez gerekli çalışmaları başlatmak üzere Anatolian Tigers MC yönetim kurulu
olarak bir araya gelerek birtakım kararlar aldık.
Ancak daha bizim
için gün bitmemişti. Bize ayrılan bölümde 12 Ağustos akşamı gerçekleşen meteor
yağmuru eşliğinde sabahın ilk ışıklarına kadar hep birlikte eğlendik. Sonrasında
bir kısmımız İnönü tesislerinde yine bizler için ayrılan koğuşlarda, bir
kısmımız çadırlarda, ben de yıldızların altına serdiğim uyku tulumumda muhteşem
bir uyku çektik.
13 Ağustos Pazar sabahı, saat 07:00 KOĞUŞ KALK çekmekten kendimi alamadım. Yeni güne bir sürprizle
başlamış olduk.
Uyandığımızda Asım kardeşimizin sabahın 03:00 sularında
bize katılmak üzere İstanbul’dan kopup gelmiş olduğunu gördük. Asım kardeşimiz de
hemen Mikrolayt ile uçarak aradaki farkı kapattı. Birlikte yaptığımız sabah
kahvaltısı ve havuz keyfinden sonra istemeyerek de olsa, ayrılmak üzere hazırlığa
başlamıştık. Ayrılmadan az önce ise Anatolian
Tigers MC olarak bizlere unutulmaz bir hafta sonu yaşatan THK İnönü
tesisleri için hazırladığımız Plaketi Sayın Emekli Hava Albay Hadi Sandıkcıoğlu’na vererek topluca
fotoğraf çekimi yaptık ve geçirdiğimiz güzel anları ölümsüzleştirdik.
İnönü tesislerinden
ayrılmamızın ardından Eskişehir Chapter’ımız
karşıladıkları noktaya kadar eşlik ederek bizleri yalnız bırakmadılar.
Bozüyük’ten
sonra artık İstanbul yolu için geldiğimiz güzergâh üzerinden geri dönüş yapmak
üzere gaz açmaktaydık. Bu yol üzerinde İnegöl’e yakın bir noktada otobana bağlanmadan
Orhan-2 tesislerinde leziz ve güzel bir yemek molası verdik. Yalova’ya vardığımızda
saatlerimiz 17:30 göstermekteydi... İstanbul’a Teker koyduğumuzda ise saat
19:45 olmuştu. İşte bir günü ve bir geziyi daha yeni deneyimler ve dostlar
kazanmış olarak keyifli bir şekilde bitirmiştik.
YOL NOTLARI
Yalova ya da Bursa
istikametine deniz yoluyla gitmeyi düşünen herkese Eskihisar –Topçular Hattını
tavsiye ediyoruz;
1-Hızlı Feribota günler öncesinden biletinizi almak
zorundasınız.
2-Hızlı feribotla gitmek istediğiniz de son anda sizlere
katılmak isteyen dostlarınız ve arkadaşlarınız olduğunda, yer bulamadıklarından
Eskihisar üzerinden ayrıca gelmek zorunda kalıyorlar.
3-Hızlı feribotta biletlerdeki zaman kriterlerine uymak
zorunda olduğunuzda özelikle dönüş yolunda en ufak terslik ya da arıza çıkması
biletlerinizin yanmaması için yeterli zaman kısıtlaması nedeniyle sürekli stres
içinde kalıyorsunuz.
Arı çarpışmaları;
Arı çarpmalarına karşı ilk yardım çantanızda gerekli
alerjik ilaçlar, özellikle amonyak, sızıyı azaltmak için Anestol ve İğneyi
çıkarmak için cımbızı eksik etmeyin.
Yalova çıkışında
kahvaltı yapacaksanız;
Bursa istikametinde Pınar tesislerinde güzel bir
kahvaltıyı hızlı servisi eşliğinde yapabilirsiniz.
Eskişehir girişinde
Öğle Yemeği ‘es geçmeyin’
Güzel bir öğle yemeği yemek istiyorsanız, Eskişehir
girişindeki BP benzincisinin içinde yer alan “Sarar Köfteci”… Harika! Üstelik
çok hızlı servisleriyle sizi üzmeyeceklerdir.
THK İNÖNÜ TESİSLERİ VE YAPILAN FAALİYETLER
HAKKINDA
TEŞEKKÜRLER
En başta böyle müthiş bir hafta sonu ve yeni deneyimler
yaşamamızı sağlayan, Sayın Emekli Hava Albay Hadi Sadıkoğlu’na ayrıca yaptığımız
etkinliklerde bizlerle içten ve gönülden ilgilenen değerli eğitmenlerimize Anatolian Tigers MC olarak tek tek
teşekkür etmeyi bir borç biliriz.
Eğitmenlerimiz;
Tandem Yamaç Paraşütü:
Pilot Murat
Binici; Pilot Mevlut Hoyraz; Pilot Faruk Bozkurt
Mikrolayt: Pilot Murat Bayçora -minik biraz zorladı ama…
Tandem Delta Kanat: Pilot Caner Atılgan; Pilot Beyazıt
Yıldırım’a çok teşekkürler.
Ayrıca;
Gerek kalkışta, gerekse İnönü tesislerinde bizleri yalnız bırakmayan
yukarda adını saya-madığımız tüm eğitmenlerimize ayrıca teşekkür ederiz.
Road Captain
Black Shadow %1.
Anatolian Tigers MC
blackshadow@anatoliantigers.org