GELİBOLU ANZAK KOYUNDA İKİ KAPLAN!

 

 

E–6’nın hemen kenarındaki tarlalardan büyük bir karga sürüsü hızla havalanmakta; onların sabah kahvaltılarını bırakacak kadar ürkmelerine neden olan ise iki kaplanın homurtusu! Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte E–6 üzerinde hızla gaz açmakta olan iki Anatolian Tigers MC üyesinin hedefi Gelibolu –Anzak Koyu!

  

  24 Nisan Pazartesi günü Anatolian Tigers MC üyelerinden, ben Road Captain Black Shadow Dyna Wide Glide ve Hangaraund GS 1150’si ile Anzak çıkartmasının yapılacağı Gelibolu yarımadasına hareket ettik. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yolda olmak ve bu kez gitmekte olduğumuz rotanın özel anlamı sebebiyle ayrı bir heyecan içerisindeyiz.

 

   Gelibolu Yarımadasına bu tarihte bir rota çizmemizin iki önemli nedeni var; birincisi ve en önemlisi Çanakkale savaşında Anzakların çıkartma yaptıkları koya her sene gelerek verdikleri kayıpları andıkları güne denk düşmek. Böylece çıktıkları koyda ilerlemelerini ve kumsaldan daha ileri gitmelerini canları pahasına engelleyerek Çanakkale savaşının kazanılmasında çok büyük ve önemli bir rol üstlenen, bu uğurda canlarını orada feda eden ULU ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN komutasındaki 57. alayı, MEHMETÇİKLERİMİZİ anmak, onları unutmadığımızı göstermek.

   İkinci neden ise gelecek sene Anatolian Tigers MC üyelerinin tamamıyla yapacağımız ve her yıl geleneksel hale getirmeyi planladığımız bu rota için gerekli keşif bilgilerine sahip olabilmek. Bu bilgiler içersinde en önemlisi Anzakları çıkartma günü karşılayan Türk askerlerinin bulundukları mevzilerde uygun kalma yerlerini tespit edebilmek. Çünkü; Anzakların çıkartma yaptıkları o günü anmak için Anatolian Tigers MC’ler olarak bizler KUMSALDA DEĞİL, TÜRK ASKERLERİNİN canlarını bu vatan uğruna FEDA ederek ŞEHİT oldukları mevzilerde yeni günü ve Anzakları karşılamak için hazır bulunmak istiyoruz.

 

   Rotamızın ilk Etabı olan Paralı Tem yolu üzerinden Tekirdağ bağlantısı ile Tekirdağ sahilinde sabah çaylarımızı içip sıcacık simitlerimizi yiyerek, sabah kahvaltımızı yapıp tekrar yola koyuluyoruz. Hanground Serhat ile iki kol düzeni sürüşle, 90–100 km ortalama hızla ilerlemekteyiz. Şarköy sapağını geçtikten hemen sonra bir benzin molası veriyoruz, ardından tekrar yoldayız. Keşan üzerinden –Gelibolu’ya ulaşmamız fazla sürmüyor; hava koşulları açısından bizi tek zorlayan şey, şiddetli rüzgâr oluyor. Gelibolu’ya öğleden sonra ulaştığımız için balıkçı barınağının ve limanın içindeki güzel müzikler eşliğinde kendimize bir balık ziyafeti çekiyoruz .

    Yemek molası ardından tam hareket ettiğimiz anda Dyne Wide Glide’ın altı sadece 3-5 cm’lik bir yükseltiye çarpıyor ama daha 30 metre kadar ilerlemeden çevremizdeki gençlerin ‘abi makine’den yağ akıyor demesiyle, sol aynamdan baktığımda beni takip eden kocaman bir yağ izi ve durduğum anda yerde hızla bir gölet oluşturan yağ kaçağı bu keşif gezisinin ilk sürprizi oluyor. Kartelin delinmesine, tümsekteki metalin çarpmayla birlikte çivi gibi kartele girmesi neden olmuş. Kötü şans…

      Tek sevindirici yanı çok uzun bir yol gitmeden, yağ lambası yanmadan, makinenin STOP edilmiş olması. Bu sayede büyük bir sorun yaşamaktan kurtulmuş oluyoruz. İlk şokun atlatılması ile makinenin altında bulunan Yağ kartelindeki kocaman delik ve halen akmakta olan yağ kaçağı ilk kez net bir şekilde tespit ediliyor.Yapılacak hiç bir şey yok. İlk yardım önerisi hiç gecikmeden esnaftan geliyor. Bir minibüs bizi Gelibolu çıkışına, olay mahalline 1,5 km uzaklıktaki sanayiye götürmeyi teklif ederken, diğer esnaf oto sanayideki en sevilen motosiklet ustası olan Hasan Ustayı arayarak durumu anlatıp dükkânı kapatmadan bizi beklemesini söylüyor. Bu arada Hangaround Serhat’ta yol tecrübesini ve teknik bilgisini yine konuşturuyor ve dev atı GS 1150 ile Dyna Wide Glide’ı minibüsten alınan çekme halatıyla sanayiye çekmeye başlıyor…

      Hasan ustanın dükkanına vardığımızda saatler 17:15 i gösteriyor.. Ya Allah DEYİP işe koyuluyoruz. Dükkânda Lift yok, makineyi takozlarla 9–10 kişi birlikte ayağa kaldırıyoruz ve iş bitinceye kadar en az bir kişi nöbetleşe makineyi bu şekilde dengede tutuyor.

      Başlıyoruz karteli sökmeye HARLEY FARKI işte. Alyen anahtarlıklar işe yaramıyor. Hasan usta, kendi takımlarını bozma pahasına, torna başına geçip elindeki Alyen anahtarları İnç’e çeviriyor. Bu da yetmezmiş gibi bazılarını boydan kesmek ya da yeni baştan şekil vermek gerekiyor. Buna rağmen kartelin sökülmesi ve takılması tam dört saat sürüyor. Bu arada bizim için geç saatlere kadar dükkânı’nı kapatmayıp 10 numara iş çıkartarak ARGON kaynak yapan ustayı da unutmamak gerek. Buradan SÜRÜCÜ MOTOR çalışanlarına ve o gün bize el birliğiyle hem misafirperverlik hem de hizmette kusur etmeyen tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürü bir borç biliyoruz.

 

     Yola koyulmamızın ardından, saatler 21:30 gösterirken, tam da  Gelibolu Eceabat arasındaki keyifli virajları almaya başlamışken, Dyna Wide Glide’dan yeni bir sürpriz geliyor. Üçüncü vites korkunç bir ses çıkartıyor, ilk benzincide kontrol ediyoruz, yağ sızıntısı ve görünür hiç bir hasar yok. Haydi hayırlısı, deyip virajları üçüncü vitesi kullanmadan almaya başlıyor Dyna Wide Glide ile Black Shadow....

 

    Gelibolu yarımadasını zifiri karanlıkta kıvrılan virajlarıyla almaya başlıyoruz. Gece nedeniyle jandarma bizi Anzak koyunun yukarısındaki Türk siperlerine bırakmıyor. Hatta Anzak koyuna girme teklifimize karşılık olarak da,  4 km geride makinelerimizi bıraktırıp yürüyün diyorlar, ama sonra iş tatlıya bağlanıyor ve Anzak koyuna hedefimiz biraz şaşmış bir halde gelmiş oluyoruz.

 

   Bu noktada, daha önce gitmeyenler için bazı bilgiler versek iyi olur; yiyecek içecek sorununuz yok. Yöre esnafı burayı üs bölgesi belirlemiş, kokoreçten midye tavaya kadar her şey bulmak mümkün. Tören alanına sıkı bir aramayla giriyorsunuz, içki sokmak yasak, ayrıca kollarınıza bilezikler takılıyor, gerçi biz ne işe yaradığını çözemedik ama olsun. Bu kumsala muhteşem bir ses ve ışık sistemi, bunun yanında dev sinevizyon ekranlar kurulduğunu da belirtelim; sabaha kadar bu sistemle çeşitli sunumlar ve gösterimler yapılmakta. Bu arada iki büyük tirübün ve bir boş alan uyku tulumlarıyla sabahlamak isteyenlere ayrılmış durumda.

 

  Bizim ne yaptığımıza gelince, saat 24:00 olduğunda biz yemeğimizi çoktan yemiş, çadırlarımızı da kumsalın hemen dışında, makinelerimizin yanına kurmuş bir halde uyku tulumlarımızın içine girerek uykuya dalıyoruz, yarın sabah işimiz çok...

 

   Sabahın ilk ışıklarla birlikte kalkıp kampı topluyoruz, ANZAKLAR temsili olarak TÜRK siperlerine doğru yürüyüşe geçmek üzere hazırlanıyorlar, biz makinelerimizi yükleyip hemen gaz açıyoruz; bu kez her şey Anatolian Tigers MC için çok farklı oluyor, makinelerimizdeki Türk bayraklarımızı sallayarak ANZAK koyunu bir çırpıda geçiyoruz. Hedefimiz 57. ALAY’IN Anzak çıkartmasını durdurmak için başlattığı yürüyüş noktasına ulaşmak.Tam bu noktaya varmak üzereyken bizi bir askeri otobüs durduruyor, içinden bir Albay iniyor, bizleri burada gördükleri için özelikle de Makinelerimizde takılı olan Bayraklarının dalgalanmasından çok etkilendiklerini söylüyor. Otobüsün Çanakkale gazi ve şehit yakınlarını tören alanına götürdüğünü belirterek bize bazı özel çıkartmalar veriyorlar, hemen makinelerimize ve montlarımızın üzerine bunları yapıştırıyoruz. Anatolian Tigers MC olarak gelecek sene çok daha kalabalık bir şekilde burada buluşmak üzere yanlarından ayrılıyoruz. Gelibolu yarım adasını iki makine turlamaya başlıyoruz, yarım adayı gezmesine izin verilen tek sivil araçlar bizleriz; Türk şehitlerinin anılacağı tören alanındaki Motorize Jandarma komutanın özel izniyle tabiî ki. Bu noktada önemle belirtmeliyim ki; Tarih kokan bu kutsal topraklarda Anatolian Tigers MC olarak dolaşırken askeri yetkili ve komutanlarımızdan gördüğümüz destek ve yardımlar için sonsuz teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz.

  

  Ve sonunda hedefimiz olan Anzak Koyu’nun tepesinde Anzakları karşılayan Mehmetçiklerin siperlerine ulaşıyoruz. Bu arada gelecek sene için gerekli olan bilgi ve izinler için yetkililerle görüşüp onay alıyoruz. Sonunda burada olmak, bu tarih kokan ve bu ülke için canlarını hiçe sayarak bu vatan uğruna şehit olan Mehmetçiğimizin en azından birazcık olsun yanında olabilmek, tıpkı İSTİKLAL MARŞI’mızdaki gibi. Gelibolu yarım adasında dolaşırken o kadar içten ve derinden hissediyorsunuz ki tüyleriniz diken diken oluyor. Attığınız her adımda bu dizelerin ne kadar gerçek, ne kadar önemli olduğunun bir kez daha farkına varıyor, bu toprakların ne kadar zor kazanıldığını, neden biz Türkler için önemli olduğunu, neden TÜRKLERDEN başkasına bırakılamayacağını her adımda yüreğinizde hissediyorsunuz. İşte bizce bu topraklarda her adım attığınızda kulaklarınızda ve yüreğinizde hissedeceğiniz İSTİKLAL MARŞIMIZDA YER ALAN O DUYGU YÜKLÜ DİZELER:

 

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı.

  Düşün altında yatan binlerce kefensiz yatanı.

  Sen Şehit oğlusun incitme yazıktır atanı.

Verme; dünyaları alsan da bu cennet vatanı”

                                                               

   Mehmet Akif Ersoy

 

Gelibolu Yarımadasındaki turumuzu Türk şehitlerinin anısına yapılan törenlere katıldıktan sonra siper ve önemli savaş alanlarını ziyaret ederek tamamlıyoruz. Ve dönüş yoluna çıkıyoruz.

   Bu kez Şarköy sapağından tam Şarköy’e girerken Dyna Wide Glide dün akşamki sorununu tekrarlayarak üçüncü viteste korkunç bir ses çıkartıyor. Yapacak hiç bir şey yok, tüm virajları üçüncü vitesi kullanmadan almaya devam ediyoruz.

Edirne-Keşan-Tekirdağ ve Çanakkale’ye bu yolu kullanarak gitmek isteyen tüm motosikletçilerin kesinlikle İstanbul’dan gelirken ve İstanbul’a dönerken TEM yolunu kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Nedeni ise çok basit: DEVLET KARAYOLLARI MÜDÜRLÜĞÜNE BURADAN DUYURULUR… Tekirdağ-Marmara Ereğlisi-İstanbul arasındaki yol tam bir rezalet, tam bir sorumsuzluk ve duyarsızlığın, vurdumduymazlığın örneği. Buradan tüm yetkililere gereken uyarıları ve önlemleri almalarını bir kez daha hatırlatıyoruz

 

  Bu yolun hali ŞUÇ bile sayılabilir çünkü yolun kalitesi ve yüzeyi o kadar kötü ki altınızda bir jeep olsa burada sadece test sürüsü yapabilirsiniz!  DEVLET KARAYOLLARI MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN bu rezil durumdaki yol için bulduğu çözüm ise dünyada herhalde sadece bizim ülkemizde uygulanmakta. Ne mi yapmışlar!

BOZUK SATIH TABELASI DİKİP ALTINA DA UTANMADAN, SIKILMADAN 25–30 KM YAZMIŞLAR!

 

    Güler misin, ağlar mısın yoksa kaza mı yaparsın; ölür müsün, sakat mı kalırsın bilemiyoruz. Biz büyük zorluklarla, bu araziden beter, aşırı trafiği olan, ölüm tuzakları ile donatılmış potansiyel  KATİL  YOLU makinelerimizin altlarını tepelere vura vura, hendeklere düşe düşe  Allahın da yardımıyla ölmeden ve sakat kalmadan geçmeyi başardık.

 

       Bu yolu karşımıza 3-5 km’de bir çıkan BOZUK SATIH 30 KM –BOZUK SATIH 25 KM  yazılarına bakarak, kendimizi korku tünelinde hissederek ve her virajda Azrail’le selamlaşarak, yan yana geçmeyi başardık. Yoksa yanımızda ki DEVLET KARAYOLLARI YETKİLİLERİMİYDİ çukurlara ve asfalttaki tepelere dikkat etmeye çalıştığımızdan açıkçası çok farkına varamadık...

 

   İstanbul’a ilk girdiğimizde derin bir oh çektik. Yeşilköy sahilde biralarımızı yudumlayıp gün batımını izleyerek keyifli, biraz da gururlu bir şekilde evlerimize ve garajlarımıza geri döndük.

 

KATILIMCILAR:

 

Dyna Wide Glide: Black Shadow Alp Akgün/Eşi Elif Akgün

GS/1150: “gezinin yıldızı” Serhat

 

TAVSİYELER:

 

 Gelibolu’da makinenizle ilgili bir sorun yaşarsanız hiç tereddüt etmeden Gelibolu oto sanayiden Hasan ustanın yanına gidin, size yürekten ve içten bir şekilde yardımcı olacağını ve ellerinden gelen her şeyi yapacağını garanti ederiz.

Adres: Sürücü Motor

           Sanayi Sitesi 9 blok .No 21Gelibolu

           TEL:0 286 566 47 73

 

 

Road Captain

Black Shadow %1.

Anatolian Tigers MC

blackshadow@anatoliantigers.org